"Kimi cehennemler ateşle yanmaz.
Bazıları insanın kendi gözlerinin içinde, sessizce kavrulur."

Arden 2 Konusu
Romanya’daki görevini başarıyla tamamlayan Arden, Vasilko’dan yeni bir talimat alır: İstanbul’a giderek Beyaz Ev operasyonunu tamamlamak. Ancak Beyefendi’nin malikanesi olan Beyaz Ev’e girebilmesinin tek bir yolu vardır: Beyefendi’nin torunu Eren. 
 Plaza’nın sağladığı imkânlarla yeni kimliğine bürünen Arden, İstanbul’daki evine ve ofisine yerleşir. Bir yandan Beyaz Ev hakkında araştırmalarını sürdürürken, diğer yandan Eren’e yakınlaşmaya başlar. Fakat Beyaz Ev’in hemen yakınında bulunan insan uzuvları, Arden’in işini hiç olmadığı kadar karmaşık hâle getirir. Üstelik Komiser Emris ve ekibi de peşini bırakmaya niyetli değildir. 
 Tüm bu karmaşanın ortasında çoktan mezarda olması gereken eski dostu, bu tehlikeli görevde Arden'in en büyük destekçisi hâline gelir. Genç kadının planlarında yer almayan, onu hazırlıksız yakalayan tek şey ise kalbidir. Çünkü farkında olmadan kalbini Eren’e kaptırır. 
 Peki böylesine tehlikeli ve karmaşık bir oyunun içinde aşka gerçekten yer var mıdır?
~~~~
Eren gerçek duygularla yanlış kişiye bakıyordu, bilmeden. Bense doğru kişinin yanlış bakışlarına maruz kalıyordum, bile isteye...
~~~~
Merhabalar , mutlu akşamlar ^^
Yeni haftamız güzellikler geçsin arkadaşlarım.
Bir süredir buralarda olamadım ve sizleri epeyce özledim. Umarım görüşmediğimiz sürede her şey yolunda gitmiştir ve iyisinizdir. ♥
Geri dönüş kitabı olarak merakla beklediğim ve heyecanla okuduğum Arden-2'yi seçtim. :)
İlk kitapta heyecanı ve aksiyonu yüksek olan görevi tamamlayan Arden, yeni görevi için kolları sıvar. Vasilko'nun talimatlarını yerine getirerek Beyaz Ev'in gizemini çözmeli ve bu görevi de arkasında bırakmalıdır. Fakat kaderin onun için sürprizleri vardır. Bunlardan ilki Beyaz Ev'in sınırındaki ormanda bulunan insan uzuvları.
Bunları kim, ne sebeple ormana bırakır?
Bu durumun Beyaz Ev ile bir bağlantısı var mı?
Bu olayı soruşturan Komiser Emris ve ekibi neyin peşinde?
Diğer bir sürpriz ise Romanya'da biten görevi ile geride bıraktığı sandığı eski dostunun çıkagelerek Beyaz Ev görevinde en büyük destekçisi haline gelmesi. Bu detay benim içinde eski dostla buluşmak gibiydi. O bölümleri okurken ayrı bir keyif aldım.
Arden için en etkileyici durum ise, Vasilko tarafından ruhsuz birer robot gibi eğitilen kadın için kalbinin varlığını tekrardan hatırlatan Eren'e olan duyguları. Bu bölümler ise romantiksever yanıma çok iyi geldi, hatta biraz daha fazla okumak bile isterdim. :)
 İlk kitaptaki yeraltı dünyasındaki aksiyonlarından sonra Arden-2 başlangıçta biraz sakin havada geçiyor gibi gelse de ortaya çıkan sırlar ve bağlantıları okudukça şoklar yaşadım. Yazarımızın her kitabında farklı kurgular ve olaylar üzerinden okuru şaşırtmayı başarıyor oluşu bir kez daha etkiledi. Hatta korku - gerilim türünde okuma yapamayan bana bu türü sevdirdiğini de söyleyebilirim.  Bu türü seviyorsanız zaten Işıl Işık kalemi ile çoktan tanışmışsınızdır fakat ilk kez okuyacaksanız ya da benim gibi okuyamama durumunuz var ise Arden serisini tavsiye ederim. 
~~~~
Siz Işıl Işık kitaplarını okudunuz mu?
Favori kitabınız hangisi?


KİTABIN KÜNYESİ 
Adı: Arden - 2 
Yazar: Işıl Işık 
Yayınevi: Artemis Yayınları 
Sayfa Sayısı: 384 
Baskı tarihi: Kasım 2025

 


“Tek başına çalıp söyleyebilmelisin Durkadın. Bak bana, tek başıma sudan çıkmış balığa döndüm. Her şeyi kendin yapabilmelisin. Kimseye ihtiyacın olmamalı, anlıyor musun?" dedi.
"Sence öyle mi peki?" diye sordum. "Bütün dünyayı omuzlarında taşıman gerekli miydi cidden?"
~~~~
Önden Üç Bilet Konusu
"Kimi ölümler sadece birini almaz, yıllardır susulmuş ne varsa ardından sürükler."
Efsanevi sanatçı Afet hanımın torunu Nurperi, anannesi hastaneye kaldırıldığında ailesinin geçmişiyle hesaplaşması başlar. Nurperi verdiği kaybın ağırlığı yetmez gibi, anannesinin dünya çapında tanınmasına rağmen kalabalıklar içerisinde yaşadığı yalnızlığı ve annesinin sevgisiz geçen çocukluğuyla yüzleşir. Aşkla geçen yıllar sonrasında bir anda tepetaklak olan evliliği de eklenince genç kadın için dönüm noktası yaşanıyor diyebilirim. Neler yaşandığı ise okuyanlara sürpriz olsun. :)
~~~~
“Bazen biri hayatından çıkar, oh dersin, bu ne ferahlık!”
~~~~
Merhabalar!
Uzunca bir aradan sonra 2026 yılının ilk kitabıyla geri döndüm. :)
Herkese mutlu, sağlıklı ve huzurlu bir yıl dilerim. Umarım görüşmediğimiz sürede iyisinizdir ve her şey yolundadır. 
Önden Üç Bilet, instagramda dahil olduğum bir okuma grubuyla okuduğum bir kitap. 
Hikayeyi Nurperi'nin bakış açısından okuyoruz. Afet hanımın aniden hastaneye kaldırılmasıyla olaylar başlıyor. 3 kadının zorunlu olarak bir araya geldiği hastane odası geçmişe yolculuk yaptıkları bir araca dönüyor. Ülkede tanınan ve sevilen Afet hanımın gençlik yıllarında yaşadıkları, aşk ve ihtiras, rekabetler eşliğinde ışıltılı geçen hayatı. Kızının sevgisiz büyümesi sonucu yaşadığı psikolojik bunalımlar ve bunu kendi kızı Nurperi'ye aşırı ilgi olarak yansıtması, aile bağlarının etkisini başarılı bir şekilde yansıtmıştı bence. Nurperi'nin bebeğini kaybetmesi, tüp bebek ile ilgili kısımlar ve özellikle taksiciyle olan diyaloğu beni çok duygulandırdı.
 Yorumlarımı takip ediyorsanız geçmiş/günümüz şeklinde kurgulanan kitapları sevdiğimi biliyorsunuzdur. :)
Önden Üç Bilet kitabı da bu tarz bir kurguya sahip olunca keyifle okudum. Ayrıca yazar hayatın içerisinden olayları kitabın içerisinde başarılı bir şekilde ele aldığı için sayfa sayısı kısa da olsa dolu dolu bir okuma hissi veriyor. Benim gibi bu tür kurguları sevenlere tavsiye edebilirim.

~~~~
"Bazen hayatın bize vermedikleri, verdiklerinden çok daha değerlidir. Kötü olacağına eksik olsun. Bunu unutmaman dileğiyle..."

**
Kendi evinde hiç yokmuş, hatta hiç olmamış gibi yaşamak insanın ruhunu ne kadar derin keser?
**
“Bilmek iyi değil her zaman. Daha çok üzebilir insanı. Değiştirebilir... Bilmemek de iyidir.”



KİTABIN KÜNYESİ 
Yazar: Gülsel Ceren Güneş 
Yayınevi: Doğan Solibri 
Sayfa Sayısı: 152 
Baskı tarihi: Eylül 2025